01. Tinnitus: Duyulan Ama Kaynağı Olmayan Ses
Tinnitus, dış dünyada karşılığı olmayan bir sesin işitilmesidir. Kişiden kişiye çok farklı tarif edilir: kimileri sürekli ince bir çınlama, kimileri denizkabuğu uğultusu, kimileri de kalp atışına eşlik eden ritmik bir zonklama duyar. Sessiz ortamlarda, özellikle gece yatağa girildiğinde belirginleşmesi tipiktir; çünkü çevredeki arka plan gürültüsü azaldıkça iç ses daha çok fark edilir.
Tinnitusun tek bir sebebi yoktur. En sık karşılaşılan durumlar arasında uzun süreli gürültü maruziyeti, kulak yolunu tıkayan kulak kiri, orta kulak iltihabı, işitme kaybının erken evresi ve bazı ilaçların yan etkileri sayılır. Bunun yanında tansiyon değişiklikleri, tiroit sorunları, çene eklemi rahatsızlıkları ve boyun kaynaklı problemler de tabloya eşlik edebilir. Bu çeşitlilik, tinnitusun kendi başına bir teşhis değil, bir yönlendirici belirti olduğunu gösterir.
02. Vertigo ve Denge Sistemi
Vertigo, kişinin kendisinin ya da çevresinin döndüğü hissidir; sıradan bir baş dönmesinden farklıdır. Denge duyumuz iç kulaktaki vestibüler sistem, gözler ve kaslardan gelen bilgilerin beyinde birleştirilmesiyle oluşur. Bu üç kaynaktan biri hatalı bilgi gönderdiğinde beyin çelişkili veri alır ve sonuç dönme hissi, dengesizlik, bulantı olarak ortaya çıkar.
İç kulak kaynaklı vertigonun en sık nedenlerinden biri, denge kanallarındaki minik kristallerin yer değiştirmesiyle oluşan ve baş hareketiyle saniyeler süren ataklar hâlinde gelen tablodur. Bunun dışında iç kulak sıvı basıncındaki değişimler, iç kulak iltihapları ve migren de vertigoya yol açabilir. Ayakta duramayacak kadar şiddetli dönme, kusma, çift görme, konuşma bozukluğu veya kolda güçsüzlük eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır.
03. İşitme Kaybının Türleri
İşitme kaybı kabaca üç başlıkta incelenir. İletim tipi kayıpta ses, dış ve orta kulaktan iç kulağa ulaşamaz; kulak kiri tıkacı, kulak zarı delinmesi veya orta kulakta sıvı birikmesi tipik sebeplerdir ve çoğu zaman geri döndürülebilir. Sensörinöral kayıpta sorun iç kulaktaki tüy hücrelerinde ya da işitme sinirindedir; gürültü hasarı ve yaşa bağlı değişim en yaygın nedenlerdir. Karma tipte ise ikisi bir aradadır.
İşitme kaybı çoğu zaman sinsi ilerler. Kalabalık ortamda konuşmaları ayırt etmekte zorlanmak, karşıdakinden sık sık tekrar istemek, televizyon sesini başkalarının rahatsız olacağı düzeye çıkarmak ve telefonu hep aynı kulağa götürmek erken işaretlerdir. Bu belirtiler fark edildiğinde işitme testi yaptırmak, kaybın türünü ve derecesini ortaya koymanın tek yoludur.
04. İç Kulak Nasıl Çalışır?
Ses dalgaları kulak kepçesinden girer, kulak yolunda ilerler ve kulak zarını titreştirir. Bu titreşim orta kulaktaki üç küçük kemikçikle güçlendirilerek salyangoz biçimindeki kokleaya iletilir. Kokleanın içindeki sıvı harekete geçtiğinde binlerce mikroskobik tüy hücresi eğilir ve mekanik titreşimi elektriksel sinyale çevirir. İşitme siniri bu sinyali beyne taşır ve biz sesi ancak orada anlamlandırırız. Tüy hücreleri bir kez zarar gördüğünde kendini yenilemez; kulak sağlığında korumanın tedaviden önce gelmesinin sebebi budur.
Tüy hücrelerinin yenilenmemesi, kulak sağlığında kaybedilenin geri kazanılmasının çoğu zaman mümkün olmadığı anlamına gelir. Bu yüzden gürültüden korunmak, ses düzeyini denetlemek ve belirtileri erken fark etmek, sonradan uygulanacak her yaklaşımdan daha belirleyicidir.
05. Ne Zaman Hekime Başvurulmalı?
Bazı durumlar beklemeye gelmez. Saatler ya da bir iki gün içinde gelişen ani işitme kaybı tıbbi bir acildir ve erken müdahale sonucu doğrudan etkiler. Tek kulakta olan ve nabızla aynı ritimde zonklayan çınlama, kulaktan akıntı veya kanama, şiddetli kulak ağrısı, yüzde asimetri, ateşle birlikte gelen kulak şikâyetleri ve ayakta duramayacak kadar şiddetli dönme hissi de gecikmeden değerlendirilmelidir.
Bunların dışında kalan, haftalardır süren ve günlük hayatı zorlaştıran çınlama, uyku düzenini bozan uğultu ya da yavaş yavaş azaldığını fark ettiğiniz işitme için de randevu almaktan çekinmeyin. Kulak burun boğaz muayenesi ve işitme testi ağrısız işlemlerdir; erken değerlendirme hem nedeni bulmayı hem de uygun yaklaşımı belirlemeyi kolaylaştırır.

